21 Ocak 2013 Pazartesi

METABOLİZMAMIZI NASIL HIZLANDIRABİLİRİZ ?




1.Güne kahvaltı ile başlayın. Kahvaltıyı atlamanız sonraki öğünde daha fazla besin tüketimi ile sonuçlanabilceği gibi sabah aç kalan vücudun metabolizma hızının düşürmesine neden olacaktır.

2.Bol su tüketin. Su metabolizmayı hızlandırmanın ve kilo vermenin vazgeçilmez parçasıdır. Günlük 3 litre olan sıvı ihtiyacımızın 1,5 litresini sudan karşılamaya çalışmalıyız. Ana öğünlerden önce ve sonra birer bardak, ara öğünlerden önce bir bardak su içtiğimizde 1,5 litreye rahatlıkla ulaşabiliriz.

3. Ara öğün yapın. Az az, sık sık beslenme vücuda metabolizmayı çalıştırma ve yediklerimizi yakma sinyali gönderir. Bu nedenle gün içinde yapacağımız ara öğünler yediklerimizi daha hızlı yakmamızı sağlayacaktır. Ara  öğünlerde seçimimizi 1 porsiyon meyve, 5-6 adet kuru meyve, 3-4 adet kraker, 5-6 adet fındık, 2-3 cevizden biri ile birlikte 1 su bardağı süt/ayran veya 1 kase yoğurttan birinden yana kullanmalıyız.

4.Baharat-özellikle kırmızı biber- tüketimini arttırın. Eğer mide probleminiz yoksa yemeklerinize kırmızı biber eklemeniz  sindirimin daha hızlı olmasını sağlayarak metabolizmanızı hızlandıracaktır. Ayrıca kırmızı biber ve karabiberin yağ yakıcı özelliği olduğunu da çalışmalar göstermektedir.

5.Sebze-meyve tüketimini arttırın. Sebze ve meyveler yüksek lif içerikleri sayesinde sindirim sistemini hızlandırarak metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar.

6.Yeşil çay tüketin. Yeşil çayın düzenli tüketildiğinde metabolizmayı arttırıcı etkisi vardır.  Ayrıca kahvaltıda siyah çay yerine tüketildiği takdirde siyah çayın aksine demir emilimine engel olmayacak ve yediklerinizden daha çok faydalamanızı sağlayacaktır.

7.Süt, yoğurt tüketimine önem verin. Günde 2-3 porsiyon süt grubundan tüketmeye özen gösterin. Süt ve yoğurt Ca ve konjuge linoeik asit içerikleri sayesinde yağ yakımını arttırarak metabolizmayı hızlandırırlar.

8.Düzenli fiziksel aktivite yapın. Haftada 3 kez yapılan 45'er dakikalık aktivite enerji harcamanızı arttırır.

9.Çay, kahve tüketin. Ama dikkat bir şekilde!! Çay ve kahve kafein içerikleri dolayısıyla metabolizma hızlandırıcı özelliktedirler. Ancak mineral emilimini bozmalarından dolayı yemeklerden en az 1 saat önce/sonra tüketilmesi gerekmektedir. Ayrıca 2 fincan kahve ve 3-4 bardak çayı geçmemeye çalışın. Aksi takdirde faydasından çok zararı görülecektir.


                                                                                                                      Dyt Sedanur Macit


ÇAĞIN SORUNU: FİZİKSEL HAREKETSİZLİK


ÇAĞIN SORUNU: FİZİKSEL HAREKETSİZLİK

Günümüzde yaşlıların yanı sıra gençlerde de kronik hastalık prevelansı günden güne atrmaktadır. Bunda gelişen teknoloji, maruz kalınan kimyasallar, yanlış beslenme büyük rol oynamakta ancak en büyük etkenlerden birisi de iş hayatına katılımın artmasıyla birlikte fiziksel aktivitenin azalmasıdır. Ofis ortamında, masa başı işlerde çalışan bireyler ekstra fiziksel aktivitede bulunmadıklarında kilo alımının yanı sıra eklem hastalıkları, tansiyon, kanser gibi pek çok kronik hastalığın risk oranını da arttırmaktadırlar. Bu nedenle bireylerin sedanter yaşamdan orta aktif yaşama geçmeleri pek çok sağlık faydalarını beraberinde getireceği kuşkusuzdur. Ancak yaptığımız egzersizden maksimum faydayı alabilmek adına bunu düzgün bir beslenme programıyla desteklememiz gereklidir.

Egzersizi hayatımızın bir parçası haline getirmek adına:

-Haftada en az 3 kez 45-50 dakika veya, mümkünse 5 kez 30'ar dakikalık zamanınızı fiziksel aktiviteye ayırın.

-Fiziksel aktivite olarak kendinize yapmaktan zevk alacağınız, yaşam tarzı haline getirebileceğiniz sportif faaliyetleri seçin.

-Egzersize yeni başlayacaksanız ilk defada kendinizi yormayın. Kalp, tansiyon gibi problemleriniz varsa doktora danışın. (Maksimum kalp atım hızınızı 220'den yaşınızı çıkararak (yaklaşık olarak) bulabilirsiniz).

-Haftalık sporunuzu aksattığınızda suçluluk duygusuna kapılmayıp diğer hafta devam edin. Önemli olanın devamlılık olduğunu unutmayın.

-Aç ya da tok karnına egzersiz yapmayın. Egzersizi ana öğünden 1 saat sonra veya ara öğünden sonra yapabilirsiniz. (Egzersize başlamadan en az 4 saat önce ana öğününüzü tüketmiş olmanız gerekir).

-Otuz dakikadan sonraki her 30 dakika için 15 gram karbonhidrat içeren bir ara öğün alın (1meyve/1 dilim ekmek/3-4 kraker gibi).

-Egzersiz öncesinde ve sırasında bol su içmeye özen gösterin. Su içmediğiniz takdirde  laktik asit vücuttan atılamaz ve ödeme neden olabilir. Egzersizden önce önce 2-3 bardak su tüketmiş olun. Ayrıca egzersiz sırasında her 20 dakikada bir yarım su bardağı su için.

-Egzersiz öncesinde fazla miktarda çay, kahve tüketiminde kaçının. Bu vücutta su tutulumuna neden olabilir.

-Çalışıyorsanız öğle tatillerini yürüyüşle değerlendirin.

-Eviniz  iş yerine fazla uzak değilse yürüyerek gidip gelin ya da bir durak önce inip yürüyün.

-Asansör yerine merdivenleri kullanın.

-Televizyon, bilgisayar başında 30 dakikayı aşan sürelerde bulunmayın.

-Ev işleriniz kendiniz yapmaya gayret edin.


YARDIMCI KAYNAK
 Sağlık Bakanlığı Obezite Bilgi Serisi/ Fiziksel Aktivite, Beslenme ve Sağlıklı Yaşam

3 Ocak 2013 Perşembe

Tarçın


Tarçın (Cinnamomi) tarihi eski Roma; Yunan, Çin uygarlıklarına kadar uzana bir baharat türüdür. Eski kaynaklarda genelde Çin tarçını şeklinde yer almaktadır. Tarçın aynı adı ağacın iç kabuklarının kurutulup öğütülmesi ile elde edilir. Bu kabukların kıvrılıp kurutulmasıylada çubuk tarçın halini alır. Türk mutfak kültüründe de eskilerden beri yer alan tarçın Osmanlı mutfağında da sıklıkla kullanılmıştır. Osmanlı'da yapılan akide şekeri, mesir macununda tarçına rastlamak mümkündür.
Peki tarihi bu kadar eskilere dayanan tarçının bizler için faydaları nelerdir ? Tarçının ilk öne çıkan faydası kan şekerini düzenlenlemedeki etkisidir. Yapılan çalışmalarda tarçının özellikle Tip 2 diyabet hastalarında glisemik kontrolü sağladığı sonucuna varılmış, bazılarında ise kan lipit düzeyini düşürücü etkisi belirlenmiştir. Ancak Tip 1 diyabet hastalarında aynı etki gözlenmemiştir. Tarçının antifungal, antikanser, antibakteriyal etkileri, olduğundan da çeşitli çalışmalarda bahsedilmektedir. Ayrıca güçlü bir antioksidandır. Mide ve barsak gazlarını söktürücü özelliğinin yanı sıra bulantıları da engeller.
Bu faydalarından yararlanmak beslenmemizde tarçına da yer vermeliyiz.Örneğin (diyabet hastası olmasak bile) hafif açlık durumunda, canımız tatlı istediğinde tarçın ile birlikte tüketeceğimiz elma kan şekerini daha yavaş yükseltecek ve bu açlık atağının bastırılmasını sağlayacaktır.  Bu mucize baharatı mutfağımızda eksik etmeyelim.Sağlıklı beslenin, sağlıkla kalın.