23 Ekim 2012 Salı

ÇAY, KAHVE TÜKETİMİNİN NE KADARI YARAR, NE KADARI ZARAR?


Çay ve kahve Türk kültürünün önemli unusurlarındandır. Özellikle yemeklerin üzerin içilen kahveler, uzun çay saatleri pek çok kişinin vazgeçemediği alışkanlıklar arasındadır. Dünyada da durum pek farklı değil aslında. Sudan sonra en çok tüketilen içeceklerin başında çay ve kahve gelmektedir. Peki bu ne kadar doğru? Çay, kahve tüketimi nasıl olmalı ve ne kadar olmalı ?

 Çay Latince adı Camelia Sinensis olan bitkinin yapraklarında elde edilmektedir. Pek çok çeşitleri olan çayın en çok tüketilen çeşidi siyah çaydır. Bunu yeşil çay, oolong çayı ve meyve çayları izlemektedir. Çay içerdiği antioksidan özelliği gösteren polifenoller nedeniyle pek çok hastalığa karşı koruyucu özellik göstermektedir. Polifenollerden olan flavonoidler çayda % 20 – 30 oranında bulunmaktadır. Yeşil çayda ise bu oran % 20- 35’e çıkar. Flavonoidlerin önemli bir grubu olan kateşinlerin yeşil çaydaki oranı % 60-80’dir. Flavonoidler oksidatif stresi azaltarak kardiyovasküler hastalıklar ve kansere karşı koruyucu etki gösterirler.
Bu yararların yanı sıra çaydaki fenolik bileşiklerin besinlerle demir emilimine olumsuz etkileri bulunmaktadır.


Kahve, coffea bitkisinden elde edilir ve dünyada yaygın olarak tüketilmektedir. Kahvenin kardiyovasküler hastalıklar ve kanserle ilişkisi halen tartışmalıdır. Kahvenin bu hastalıklara neden olduğu veya bunlara karşı koruyucu etkisi olduğu saptanmamıştır. Tip 2 diyabet gelişini engellediğine dair çalışmalar ise mevcuttur. Kahve kalsiyumu emilimini etkilemesi ve kemik yoğunluğunu azaltması nedeniyle osteoporoz da risk faktörü olarak görülmetedir. Bu nedenle dikkatli tüketilmesi gerekmektedir.
Çay ve kahve kafein içeren içeceklerdendir. Kafein sinir sistemi üzerinde etkisi olan bir maddedir. Dikkati arttırıp öğrenmeyi etkilediği gibi yüksek doz alındığında titreme, taşikardi, özellikle tansiyon hastalaırnda kan basıncını olumsuz etkileme gibi özellikleri de vardır. Bunların yanı sıra çay ve kahve kafein içermeleri sebebiyle diüretik olarak bilinirler ve vücuttan su kaybına neden olabilirler. Günlük 300 mg kafeinin üzerine çıktığımızda kafeinin olumsuz ve diüretik etkileriyle karşılaşmamız mümkündür. 6-7 fincan çay veya 2-3 fincan kahve içtiğimizde yaklaşık 300 mg kafein almış oluruz. Bu miktarı bizim için güvenilir alım sınırıdır.
Çay  ve kahve yararlı içecekler olmasına rağmen aşırı alımları sonucu zararlı etki de gösterebilmektedir.Bu nedenle;
- 6-7  fincan siyah çay veya 3-4 fincan kahve tüketiminin üzerine çıkmamalıyız.
-Eğer yeşil çayı tercih edeceksek ve herhangi bir sağlık sorunumuz yoksa maksimum  2-3 kupa bizim için idealdir.
-Çay ve kahvenin diyetle aldığımız besin ögelerinin emilimini etkilememesi için yemeklerden en az 1 saat önce veya sonra almaya dikkat etmeliyiz.
-Kahvaltıda siyah çay yerine yeşil çay veya bitki çaylarını tercih etmeliyiz.
-Gebeler, çocuklar ve yaşlılar gibi risk grubundaki bireyler kafein alımlarını sınırlandırmaları gerektiği için çay, kahve tüketimi konusunda dikkatli olmalılardır.
-Hipertansiyon hastaları da özellikler yeşil çay ve kahve konusunda oldukça dikkatli davranmalıdırlar. Yeşil çayda bir kupayı geçmemeleri gereklidir.

19 Ekim 2012 Cuma

Öğrenciler Nasıl Besleniyor?

Bir öğrenci nasıl beslenmeli ? Günümüze baktığımızda öğrencilerin kahvaltıdan başlayarak en azından akşam yemeğine kadar yanlış bir beslenme düzeni içinde olduklarını görüyoruz. Biraz daha uyumak uğruna atlanan ya da poğaçayla geçiştirilen kahvaltılar, okulda yenilen sağlıksız öğle yemekleri, teneffüslerde yenilen abur cuburlar..Belki ancak akşam eve geldiklerinde yedikleri sıcak bir anne yemeği yedikleri tek düzgün yiyecek. E hal böyle olunca iş ebeveynlere düşüyor.

İşe öncelikle kahvaltıdan başlamak gerek. Kahvaltı bildiğimiz gibi en önemli öğün. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kahvaltıyı atlayanlar diğerlerine göre öğle yemeğini % 20 daha fazla yiyor ve abur cubur yemeye de daha meyilli oluyorlar. Sabahın erken saatlerinde başlayan dersler içinde algının üst düzeyde olması gerekiyor. Bunun için yumurta, peynir, süt gibi protein kaynakları, zeytin, ceviz gibi omega-3 kaynakları, domates (yaz aylarında), salatalık, maydonoz gibi vitamin kaynaklarını barındıran bir kahvaltı edilmesi şart!

Öğrenciler arkadaşlarından utandıkları için sanırım okula pek bir yiyecek götürme taraftarı olmuyorlar :) Oysa 2-3 kuru kayısı+süt, 2-3 ceviz+yoğurt ile teneffüslerde yapacakları bir ara öğün hem onları tok tutacak hem de büyüme çağında olduklarından günlük almaları gereken kalsiyumun bir kısmını daha almış olacaklar.

Öğle yemeği menülerine baktığımızda da durum pek iç açıcı değil maalesef. Genellikle açma, tost, döner gibi kuru gıdalar tüketiliyor.(Kardeşime de burdan sevgilerimi gönderiyorum:)) Ya da öğle yemeği çikolata, bisküvi gibi gereksiz yiyeceklerle atlanıyor. Oysa evde hazırlanmış tavuklu ya da peynirli, sebzeli bir sandviç ayran ile tüketildiğinde  sağlıklı bir öğün olabilir. Okulu şehir içinde olanlar gidip bir ev yemeği yiyebilirler.En azından yiyecekleri bir çorba ve salata, tost vb.ne göre çok çok daha sağlıklı olacaktır.

Akşam yemeği tüketilecek en düzgün (umarım:)) öğün olacağından fazla değinmeme gerek yok sanırım. Besin çeşitliliğinin sağlandığı, dengeli bir öğün tüm gün tek tip beslenmiş bir öğrenci için oldukça önemli olacaktır.

Gece yatmadan 2-3 saat önce yapılacak bir gece öğünüyle de o gün telafi edilerek diğer bir okul gününe hazırlanılır:) Peki neler yenilebilir bu öğünde? İlk akla gelen meyve tabiki. Günlük 5 porsiyon sebze+meyve yememiz gerektiği düşünülürse en ideal yiyecek  1-2 porsiyon meyvedir. Yanında bir bardak süt olursa günlük alınması gereken 2-3 porsiyon süt ve süt ürünlerini de neredeyse tamamlamış oluruz.

Bu yazıyı  okuduktan sonra sağlıklı bir kahvaltıya uyanmanız dileğiyle sevgili öğrenciler:)

19.10.2012

Bu blogta beslenme ile ilgili doğru yanlışları, çeşitli besinlerin yararları ve zararlarının yanı sıra dengeli beslenme örneklerini elimden geldiğince paylaşacağım . Yanlış bilginin hızla yayıldığı günümüzde doğru bilgileri bulabileceğiniz bir blog :)