Anioksidan içeriği ile dikkat
çeken nar (Punica granatum) genellikle tropik ve subtropik yerlerde yetişen bir
bitkidir. Flavonoidler, antosiyaninler (delfinidin, siyanidin, pelargonidin),
karotenoidler gibi polifenolik bileşikler narın antioksidan içeriğini
oluşturmaktadır. Polifenollerin tümör gelişimine karşı koruyucu antikarsenojik
etkileri pek çok çalışmada gösterilmiştir.
Ayrıca iyi bir C vitamini kaynağı olan nar bağışıklık sistemini
güçlendiren doğal bir koruyucudur.
Narın en önemli faydaları:
-Antiproliferatif, östrojenik,
prostaglandin inhibe edici, antitümoral, antibakteriyel özellik göstremesi,
-Damar üzerindeki hasarı
engelleme,
-Kireçlemeyi önleme,
-Normal oranda kan glikoz
seviyesini koruma,
-AIDS ve iltihaplaşmaya karşı
etkili oluşu,
-Yüksek tansiyonlu hastalarda
tansiyonu düşürme,
-LDL oksidasyonunu önleme
şeklindedir.
Kış aylarında tüketmemiz gereken
en önemli meyvelerden olan nar porsiyon açısından büyük bir meyve olduğundan
yarım porsiyon tüketmemiz yeterli olacaktır. Ayrıca tansiyon düşürücü
etkisinden dolayı düşük tansiyon hastalarının tüketiminde dikkatli olması
gerekmektedir. Son zamanlarda nar, brokoli, üzüm gibi yüksek antioksidan
içeriğine sahip besinlerin kanserden korumak yerine kansere neden olduğuna dair
tartışmalar basında sıklıkla yer almakta ancak bunların kanser yapıcı olması
için bizim tüketebileceğimizden çok daha yüksek miktarlarda alınması
gerekmektedir.Bu nedenle bu antioksidan depolarını normal sınırlarda olmak
kaydıyla gönül rahatlığıyla tüketebiliriz. Sağlıkla kalın..
KAYNAKLAR
Ratlarda
Periferal Kan Hücreleri Üzerine L–karnitin,Arı Sütü ve Nar Çekirdeğinin Etkileri.
Kafkas Üniv Vet Fak Derg 15 (1): 63-69, 2009
Meyve
ve Sebzelerde Bulunan Fenolik Bileşikler; Yapıları ve ÖnemleriGıda
Teknolojileri Elektronik Dergisi Cilt:5, No: 1, 2010 (20-35) .

