9 Aralık 2013 Pazartesi

Boza kültürü bitmesin !

Boza tarihimize oldukça önemli bir yere sahip kış içeceklerindendir. Darı irmiğinin şeker ve su katılarak mayalandırılması ile yapılan boza, fermente bir gıda olması nedeni ile beslenmemizde  yer alması gerekenler listesindedir. Eskiye baktığımızda sokaklarda satılan, özlenilen geleneklerden biri olan bozanın günümüzde daha çok sanayi tipi ürünlerine rastlamamız mümkündür ancak İstanbul'un çeşitli semtlerinde bu geleneği devam ettirenler de yok değil.

Bozayı bu kadar önemli bir içecek yapan en önemli özelliklerin başında fermente olması gelmektedir. Katkı maddesi içeren ürünlerle beslendiğimiz bu çağda, düzgün bir barsak florası için elzem olan yararlı mikroorganizmaları vücudumuza yeterli miktarda alamamaktayız. Bu durum barsak fonksiyonlarını bozmasının yanı sıra immün sistemi çökerterek önemli hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Bu nedenle boza, kefir, ev yapımı yoğurtlar beslenme alışkanlıklarımız arasında mutlak yer alması gereken besinlerdir. Boza probiyotik özelliğinin yanı sıra B vitamini, fosfor, kalsiyum içeriği ile de kilo verme sürecinde olmayanlar için dengeli bir ara öğün alternatifidir. Ancak 100 ml'si 240 kalori olan bozanın yüksek şeker içeriği nedeni ile dikkatli tüketilmesi gerekir. Ara öğün olarak 1 çay bardağı tüketimi boza için yeterlidir. Çünkü faydaları ne kadar fazla olsa bile vücudumuza gereksiz saf şeker almamız istemeyeceğimiz bir durumdur. Beslenmede neyi ne kadar tüketmemiz gerektiğine karar vermenin en basit yolu hiçbir besinde aşırıya kaçmamak, hiçbir besine mucizeymiş gibi yaklaşmamak, her yararlı besinden yeterli ve dengeli miktarda almayı bilmektir. Sağlıklı seçimler, sağlıklı günler..

Palm yağı

Son zamanlarda oldukça gündemde olan palm yağı daha çok tropikal bölgelerde yetişen palmiye ağacından elde edilen bitkisel bir yağdır. Ana üreticileri Malezya ve Endonezya olan palm yağının üretim oranı talep doğrultusunda giderek artmaktadır.Bunun en önemli nedeni palm yağının diğer yağlara göre oldukça ucuz oluşudur.  Ucuz olması nedeni ile gıda sanayinde yoğun olarak kullanılan palm yağı daha çok çikolata, bisküvi gibi hazır gıdalarda, margarinlerde ve gıda dışı sabun, deterjan gibi ürünlerin içinde yer almaktadır.

Palm yağı önemli antioksidan aktivitesi olan tokoferoller ve karotenleri oldukça yüksek miktarda içerir. Ancak rafine palm yağında bu bileşenlerin oranları  düşmektedir.İşlenmemiş kırmızı palm yağında 531-574 mg olan tokoferol içeriği, rafine palm yağında 159 mg'a, karoten içeriği ise 471 mg'dan sıfıra düşmektedir. Palm yağı bitkisel bir yağ olmasına rağmen % 50 doymuş yağ oranına sahiptir ve oda sıcaklığında yarı katı halde bulunur. Doymuş yağ içeriğininin önemli kısmını (%44.3) Dünya Sağlık örgütü tarafından kardiyovaskuler hastalıklar için risk faktörü sayılan palmitik asit oluşturmaktadır. Bu nedenle palm yağı bitkisel bir yağ olmasına rağmen güvenilirliği tartışılan bir yağdır.

Yapılan bir çalışmada artmış palm yağı tüketimi miyokardiyal enfarktüs riski ile ilişkili bulunmuştur. Bir başka çalışmada ise ülkelerdeki artmış palm yağı tüketimi, artmış iskemik kalp rahatsızlığı kaynaklı ölümler ile ilişkili bulunmuştur. Bu gibi olumsuz sonuçları olan çalışmaların yanı sıra palm yağı suplemantasyonun kolesterol seviyeleri üzerine olumlu etkileri olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur. Ratlarda yapılan bir çalışmada palm yağı suplemanı alan ratlarda miyokardiyal enfarktüs riskinin azaldığı ve trigliserit seviyelerinin düştüğü görülmüştür. Bir başka çalışmada ise 5 hafta boyu palm olein suplemantasyonu alan katılımcıların kolesterol seviyelerinin düştüğü görülmüştür.

Palm yağının kolesterol seviyelerine olumlu etkilerini gösteren çalışmaların yanı sıra olumsuz etkilerini gösteren çalışmaların sayısı da oldukça yüksektir. Ancak palm yağının yüksek doymuş yağ içeriği nedeni ile çok tercih edilmemesi gereken bir yağ olduğu açıktır. Bu nedenle palm yağı içeren gıdalardan uzak durmak adına etiket okuma alışkanlığını kazanmak oldukça önemlidir. Palm yağı genelde bitkisel yağ, hurma yağı, palmitat, palmitol şeklinde etiketlenir ve bitkisel yağ adı ile etiketlenebilmesi nedeni ile çok da zararlıymış imajı vermez. Bu nedenle mutlaka etiket okuma alışnalığı kazanalım ve bu hususlara dikkat edelim. Sağlıklı günler..